6 Ekim 2014 Pazartesi

Deniz Penang'da...

Deniz Penang'da, "bugün çanta unutma günü müdür ki" diye düşünüyordu...
Önce Kuala Lumpur'dan Penang'a geldikleri otobüste kahverengi valizin arkadaşı siyah el valizini unuttu Anne ve Baba. Sonra otelden şehir merkezini gezmek için çıktıklarında, pasaportlarının vs içinde bulunduğu sırt çantasını odalarında unuttu Baba.

"Yeşş" bir uykuya daldı Anne ve Baba, George Town'ın tarihi merkezini gezerlerken... Street Art'ın peşinde Armenian Street'i, Clan Jetties'i gezdi, CF Food Court'u keşfetti Anne ve Baba Deniz'in "Yeşş" uykusu sırasında...

Uyandığında Street Art'ın peşine Deniz de katıldı.

Akşam saatlerinde oldukça hareketlenmiş, renklenmiş George Town'ın Little India tarafında gezerken ise kolları ile arabasının ön tarafına tutunarak merakla etrafını izliyordu...



 

5 Ekim 2014 Pazar

Deniz Kuala Lumpur'da Batu Caves'de

Deniz bugün Kuala Lumpur'da Batu Caves Magarasında idi.

"Hu hu, Hu hu, Huuuuu"
Küçük maymunları gördü etrafta serbestçe dolaşan...

Annenin kendisine verdiği kırıkkırakları anneye ve babaya yedirdi hemeeeen ki maymunlar elinden almaya çalışmasınlar.

Öğleden sonra ise Kuala Lumpur'un en birinci Alışveriş Merkezi Suria KLCC'de idi. Anne ve Baba Fried Koay Teow'u tadarlarken Deniz'in menüsünde ise Food Court'tan tavuk çevirme vardı...

4 Ekim 2014 Cumartesi

Deniz Kuala Lumpur'da...

Deniz bugün Kuala Lumpur'da "Hop on-Hop off Bus" ile tüm şehri gezdi.
Önce otelden yaya olarak arabasıyla Bukit Bintag'a çıktı. Oradan "Hop on-Hop off Bus" ile Chinatown'a, Central Market'e, Little India'ya, KL Central'a veeeee Bird Park'a geçti.

İlk "Hop off"ta Central Market'i geziyor, Sri Mahamariamman Tapınağında fotoğraf çektiriyordu.
İkinci "Hop off"da Bird Park'ta idi.
Anne kırmızı papağanları arıyordu, Deniz ise "Yeşş" kuşları... Baba ise Hornbill ile fotograf çektiriyordu. Çok yağmur yağmaya başlayınca hızlandırdılar gezilerini. Anne kırmızı papaganları bulamadı ama Tavuskuşlarını gördüler, hemen yanıbaşlarındaydı Tavuşkuşları. Deniz için işte "Yeşş" kuşlardı onlar...

Buarada Deniz'in üzerine kaka yapan bir kuş da oldu.

Aksam ise Petronas İkiz Kulelerindeki Suria KLCC Alışveriş Merkezi'ndeydiler. Little Penang Cafe idi Anne ve Baba'nın tercihi, Deniz'in ise "Yeşş" uyku...

Kırmızı Mööö Mööö

Deniz "Lavaş Kiri" peynirinin üzerindeki ineğin peşinde...
O'nu Suria KLCC Alışveriş Merkezi'nin Food Marketinde de buldu.

Anne'nin kucağında dolaşırken, bir kadının alışveriş sepetinde Deniz'in gözüne çarptı "Mööö Mööö"...

Fransızların ünlü peynir markası "La vache qui rit" (Gülen İnek) 80'lerde Anne ve Baba'nın çocukluğunun peyniri idi, aklımızda kalan, anlamını çok bilmediğimiz şarkısı ile. Şimdi Deniz de kırmızı "Möö Möö"nün, farklı marketlerde karşısına çıkan kırmızı gülen ineğin peşinde...

 

3 Ekim 2014 Cuma

Doha'dan Kuala Lumpur'a ...

Anne, Baba ve Deniz... Doha aktarması sonrasında, Kuala Lumpur uçağının içindeler...



Deniz "Kuala Lumpur" Uçuşu için Havalimanında...

Qatar Havayolları ile önce dört saatlik "Doha" uçuşu sonra oradan da 7 saatlik "Kuala Lumpur" uçuşu bekliyor Deniz'i.

Everly Brothers'ın "bye bye love, bye bye happiness, hello loneliness" şarkısı eşliğinde kahverengi valizi banda bıraktıklarında Anne ile Baba "Taaa yarın sabah Kuala Lumpur'da alacağız valizimizi" diyorlardı Deniz'e.

Deniz o sırada "Yeşş" bir başka valizin daha banda bırakıldığını görmüştü.
"Arkadaş olun "Yeşş" valizle" diyordu az önce banttan gönderdikleri kahverengi valizlerine.
"Arkandan "Yeşş" valiz geliyor, tanısın arkadas olun"...

"Yeşş" pantolonunu giyinmişti Deniz ve havalimanında "Yeşş" olan herseyi tespit ediyordu.
"Yeşş" alan arabaları,
"Yeşş" kazaklı amca,
"Yeşş" torbası, 215 Nolu kapıda bekleyen Katar'lı kadının...

Sonra daha uçağa binmeden annenin kucağında "Yeşş" bir uykuya dalmıştı...

13.40 Doha uçuşu için iyi yolculuklardı, Anne, Baba ve Deniz'e...
 

1 Ekim 2014 Çarşamba

İtfaiye Arabası "Çıksın" Garajdan...

Deniz'in Şehir Puzzle'ında itfaiye teşkilatı var ve itfaiye teşkilatında iki tane itfaiye arabası. Bir tanesi teşkilatın önünde yatay şekilde duruyor, diğeri garajın içinde, ön tarafı görünüyor...

Bugün Deniz ile Anne puzzle'ı incelerlerken, Anne Deniz'in dikkatini ikinci itfaiye arabasına çekince, birden bire garajdaki ikinci itfaiye arabasını fark eden Deniz, onun da "garajdan çıkmasını" istedi!!!!!

Anne düşündü...
Deniz'e nasıl anlatabilirdi, bunun bir resim olduğunu ve mümkün olamayacağını...
İlk önce açıklamaya çalıştı.
"Deniz bu puzzle bir fotoğrafı gibi, buradaki resimler hareket etmiyor" dedi.
Ama nafile bir açıklama idi, "tabii ki" Deniz itfaiye arabasının garajdan çıkmasını istiyordu...

O zaman Anne "Tamam" dedi.
Parmakları ile hareket eden itfaiye arabası işareti yaparak;
"İtfaiye arabası evet, garajdan çıktı, öndeki bu yoldan gitti, gitti, gitti. Sonra aynı yoldan geri döndü veeee yeniden garaja girdi, işte yine garajda duruyor" dedi.
Deniz ikna olmadı, yine "çıksın, çıksın garajdan" işareti yapıyordu.
Anne tekrar parmakları ile hareket eden itfaiye arabası işareti yaparak;
"İtfaiye arabası yeniden garajdan çıktı, öndeki bu yoldan gitti, gitti, gitti. Göbekten sağa döndü, gitti, gitti, gitti. Sonra aynı yoldan geri döndü, yine göbekten döndü ve garaja girdi" dedi.
Deniz yine ikna olmadı, yine "çıksın, çıksın garajdan" işareti yapıyordu.
Bu kez Annenin parmaklaı ile hareket işareti yapmasını da istemiyordu.
Anne baktı olmayacak, yeniden açıklamaya çalıştı, puzzle'daki resimlerin fotoğraf gibi olduğunu, hareket edemeyeceklerini...

Deniz ağlamaya başladı.
Hem uykusu gelmişti.
Hem de itfaiye arabasının garajdan çıkmasını istiyordu...

Anne Deniz'i aldı kucağına
Sarıldı
Ve uykuya götürdü...

Deniz'in rüyasında puzzledaki itfaiye arabası gerçekten garajdan çıkacak mıydı aceba??...