Cote d'Azur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cote d'Azur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2016 Cumartesi

Taaaa Nice'den Geldi Bu Kağıt Parçası...

Deniz: Anne bak! Anne bak! Bak, bak, bu ne????
Anne: Çöp Deniz, küçük bir kağıt parçası...Atarız, sen koy bir kenara. Ya da tamam bende dursun, ben atarım birazdan.
Deniz: Çöp değil, çöp değil! Taaaa Nice'den geldi bu kağıt parçası, Taaa Nice'den geldi! O kadar yolu nasıl da gelmiş...O kadar yolu nasıl da gelmiş!

"Parade of Lights" sırasında sürekli etrafa saçılan konfetiler, küçük kağıt parçaları, Deniz'in kıyafetlerinin üzerine, arabasının koltuğunun üzerine düşüyor, Deniz farkına vardıkça üzerini silkeliyor, arada bebek arabasından inip koltuğunu silkeliyordu...Hatta bir ara bu silkeleme konusuna oldukça takılmıştı...Gösteri sonrasında mümkün olduğunca silkelemişlerdi Deniz'in bebek arabasının koltuğunu, altındaki sepetini ancak yine de kalanlar olmuştu. Bu kağıt parçası konfetilerden şeklinde düşünüyordu Deniz...Bebek arabasını açarken, kapatırken, koltuğunun arasına sıkışmış, sepetinde kalmış konfetilerden dökülenler, evin içine girenler olabilirdi...

Taaa Nice'den gelmişti bu kağıt parçası...
Taaa Nice'den gelmişti...
O kadar yolu nasılda gelmişti...
O kadar yolu nasılda gelmişti...


13 Şubat 2016 Cumartesi

Carnaval De Nice 2016

Carnaval De Nice 2016...








Deniz Nice'de - 2.Gün - Carnaval De Nice 2016 - II

Flower Parade sonrasında Anne ve Baba, Deniz "yeşşş" bir uykudayken, niçoise mutfağının klasiklerinden "Socca" ve "Pissaladiere" izinde idiler...Oldukça klasik bir mekana "Chez Pipo"ya doğru yönelecekler, limana kadar yürüyecekler, mekanı bulacaklar, "Socca" ve "Pissaladiere"yi tadacaklar, Place Garibaldi tarafından dolaşarak yeniden Place Massena'ya, saat 21.00'de festival kapsamında "Parade of Lights" etkinliğinin gerçekleştirileceği alana doğru yöneleceklerdi. Bu sırada Deniz uyanacaktı. 
Chez Pipo - Socca - Deniz
Deniz uyandığında hemen "Atlı Karınca"nın yanına gidecekler, ancak kapanmadan önce yetişemeyecekler. Son anda Deniz kahverengi at'ın ve turuncu balığın üzerine binip fotoğraf çektirecek, sonrasında ise dönmedolaba doğru yöneleceklerdi...



Deniz, Anne ve Baba'nın dönmedolap maceraları sonrasında, etkinlik öncesinde akşam yemeği için tercihleri "Hippopotamus" olacaktı. Burası Anne ve Baba'nın Paris'te de zaman zaman tercih ettikleri, sevdikleri bir mekandı. Nice'de bu kez Deniz ile birlikte tercihleri olacaktı. Geçmişte gittiklerinde restoranın çocuk menüsü, çocuklar için hediyeleri hiç ilgilerini çekmemişti ancak bu seferki gidişlerinde daha boş masa ayarlanmasını beklerken keşfetmişlerdi Hippopotamus puzzle'ını, boyama-aktivite kitabını, boya kalemlerini...Ayrıca "Parade of Lights" etkinliğinin gerçekleştirileceği mekana yakınlığı güzel bir durumdu...Restoranın kapısından çıkıp hemen "Parade of Lights" etkinliğine dahil olabileceklerdi..



Veeee "Parade of Lights".... Deniz'in Hippopotamus uçan balonları...









Deniz Nice'de - 2.Gün - Carnaval De Nice 2016 - I

Anne, Baba ve Deniz öğleden sonra saat 14.00'de Nice Karnaval'ında "Flower Parade"deler..."Çiçek Arabaları Geçişi"... Uzun bir kuyruğun sonunda biletlerini aldılar. Bilet kuyruğunun bitişini beklemek Deniz için kolay değildi...Deniz sıradan ayrılıp bazen bilet gişesinin yanına içeri giriyordu, bazen Baba'nın yanına dönüyordu... Flower Parade için rengarenk kostümler giyinmiş küçük çocuklar da vardı... Sırada herkes hemen bilet alıp gösteriye yetişmek için sabırsızlanıyordu...

Sonunda biletlerini aldılar ve hemen koşarak geçişin gerçekleşeceği alana yöneldiler...Tam bu sırada Deniz, gösteri alanının giriş kapısının yanındaki "Atlı Karınca"yı fark etti...Ancak gösteri başlamak üzereydi. Sonra "Atlı Karınca"ya da Deniz'in binmesi planı yaparak gösteri alanına girip, geçiş yapılacak caddenin karşı tarafına geçtiler. Veeee "Çiçek Arabaları Geçişi" başladı...







Ancak tabii ki Deniz bir süre sonra aklındaki "Atlı Karınca"ya binme planını gerçekleştirmek isteyecek... Ancak geçiş devam ettiği için artık caddenin karşı tarafına geçemeyecekler. Uzun bir kaldırım boyunca yürüyüp, yürüyüşün sona erdiği yerden karşıya geçmeleri ancak mümkün olabilir olduğu için, bunu yapıp gösteri alanını çıktıklarında da geri içeri girmeleri sorun olabileceği için, Deniz'e bunu açıklamaya çalışacaklar...Hatta güvenlik görevlisinin de karşıya geçmelerine şuan için izin vermediğini, ancak tam güvenlik görevlisinin önündeki kapının yanında olduklarını, izin verilir verilmez, gösteri biter bitmez karşıya geçip "Atlı Karınca"ya gidebileceklerini anlatacaklar ancak Deniz sinirden uykuya dalacak...Siyah bebek arabasının üzerindeki sarı çiçeklerle alternatif "Çiçek Arabası" yaratmış olacak...


12 Şubat 2016 Cuma

Nice - Avenue Jean Medecin...

Deniz, Anne ve Baba...Avenue Jean Medecin'de Nice'de bu gece konaklayacakları otellerine doğru yürüyorlar...Deniz gündüz eşyalarını bırakmak için uğradıklarında otellerini, odalarını görmediği için merakla etrafını izliyor, yolu takip ediyor...Bu fotoğrafı çekiyorlar...Eski bir tablo ve caddenin şimdiki hali...

Hemen sonrasında Deniz yine, bu kez de daha otele varamadan "yeşş" bir uykuya, gece uykusuna dalıyor...

Anne ve Baba Deniz'i "yeşş" bir uykuya daldığı bebek arabasından alıp yumuşacık bir şekilde kendi yataklarının ortasına yatıracaklar...Deniz anlaşılan kendisi için kurulmuş portatif yatağı ve odalarını ancak bir sonraki günün sabahında görüyor olacak...

Ave Jean Medecin - Nice
Ave Jean Medecin - Nice

Deniz Nice'de - 1.Gün...

Deniz, Anne ve Baba Nice'deler...

Uçak yolculukları çok güzel geçti. Deniz'e göre uçağa binen tüm yolcular aslında Avusturalya'ya gitmek istiyorlardı. Ancak yanlışlıkla Nice uçağına binmişlerdi. Maalesef ki haberleri yoktu yanlış uçağa bindiklerinden. Deniz fark etmişti tüm yolcuların yanlış uçağa bindiğini. Bir hostes teyzeye ya da host amcaya söylemelilerdi...

Hakikaten söylediler...Hostes ablaya söylediler. Bu uçağa aslında Avusturalya'ya gitmek isterken yanlışlıkla binenler de vardı. Onlara bir söyleyin durumu dediler...Onların daha çok yolu vardı. Nice'de uçaktan inip bu kez aktarmalarla nasıl Avusturalya'ya ulaşacaklarını ayarlamaları gerekecekti...Ne kadar ilginç bir durumdu...Bu yanlışlık nasıl olmuştu... Bir tek Deniz fark etmişti...

Veee...anlaşıldığı üzere, Deniz'ce birçok konu gündemlerinde şekilde; Anne, Baba ve Deniz varmışlardı Nice'e...

Havalimanı'ndan 99 numaralı otobüse bindiler... Konaklayacakları otelleri Nice Tren İstansyonu'na yakındı. Şehir merkezine götüren otobüs numarası 98'di. Anne, Baba ve Deniz'in konaklayacakları otellerinin yakına götüren otobüsün numarası 99'du...

Otobüse bindiler...Yolda "yeşşş" bir uykuya daldı Deniz. Anne ve Baba otellerini buldular, eşyalarını bıraktılar. Akşam yemeği için rezervasyon yaptırdılar. Sonrasında ertesi günkü festival etkinlikleri için nereden bilet alabileceklerini araştırmaya başladılar. Bu sırada Deniz uyandı. Bilet gişesini açık yakalayamadılar. Ancak nasıl olsa ertesi gün etkinlik saatinde de almalarının mümkün olabileceğini öğrendikleri için konuyu ertesi güne bırakıp keyifle fotoğraflar çektirdiler. Sonrasında akşam yemeği için rezervasyon yaptırdıkları Chez Acchiardo'yu buldular. Henüz akşam yemeği için biraz daha zamanlarının bulunuyor olması sebebiyle eski şehir merkezini gezerlerken Deniz birden "neden hâla otelimizi bulamadık" deyince Deniz'e aslında o uyurken otellerini bulup eşyalarını bırakmış olduklarını açıkladılar....Promenade Des Anglais caddesinden sahili ve Cours Saleya çevresini gezdikten sonra akşam yemeği için saat 19.15'de Chez Acchiardo'daydılar...Cuisine Nissarde...Salade Niçoise...Magret de Canard fermier,sauce aux figues ou au poivre (Breast of duck with fig sauce/İncir sosunda Ördek Göğsü)...Tournedos grille (Grilled loin steak with basilic butter/Üzerinde baharatlı tereyağı ile ızgara biftek)...

Deniz, Anne ve Baba Nice Seyahatleri için Hazırlanıyorlar...

Deniz bugün Anne ve Baba ile birlikte Nice'de olacak...Nice seyahatleri için hazırlandılar...

Birlikte hazırlandılar...Büyük valiz mi alınsın, küçük valiz mi alınsın konusunda karar verme sürecinde birazcık gergin anlar yaşanmış olsa da...Deniz'in büyük valizi almaları konusundaki ısrarının sadece bir akşam sürmesi, ertesi gün bu konuyla pek ilgilenmiyor olması ile anlaşmazlık çözümlendi. Sadece üç günlük bir seyahat olacak olması sebebiyle küçük valizlerini yanlarına alarak yola çıktılar...

Yolda giyineceği kıyafetlerine de Deniz karar verdi...
Eliz kardeşin Deniz'e hediye ettiği yeşil pantolon, bizzat Deniz tarafından, seyahatte giyinilmek üzere seçildi...Yeşil t-shirt giyinildi...Üstüne de tam Anne'nin önerdiği sweatshirt giyinilecek iken, "yeşil sweat olmaz mı?.." önerisi ile seyahat kıyafetinin yeşil pantolon, yeşil t-shirt ve yeşil sweatshirt olması Deniz tarafından kesinleştirildi...

Baba'nın spor çantasına önce evdeki tüm topik küçük arabalar sığdırılmaya çalışıldı. Sonrasında baba ile Deniz arasında mutabakat sağlandı. Yaklaşık 11-12 arabayı yanımızda taşımak çok ağırlık yapacağı için, 3 turuncu topik arabanın Baba'nın çantasına girerek yanlarında gelmesine...Diğer arabaların evde kalmasının uygun olacağına karar verildi, mutabakat sağlandı...

Ve nihayet sonunda Atatürk Havalimanı'nda THY-Heroes masasındalar...


Sonrasında pasaport kontrolü öncesinde Deniz'in Heroes kartını da alacaklar...Heroes kart yerine, Standart miles&smiles kartı üzerine basılacak aslında Deniz'in kart numarası ve adı soyadı...Ama Deniz için çok da takılınacak bir husus olmayacak bu detay...Kartını alıp, yeşil pantolonunun yan cebine yerleştirip siyah arabasında rotasını pasaport kontrolü olarak belirlemiş olacak...