14 Nisan 2018 Cumartesi

Taş Devri - Firarda...

Anne ve Deniz’in bugünkü sinema programlarında ‘Taş Devri - Firarda’ vardı...

Jimnastik sonrasında gittiler. Baba’nın diş doktoru randevusu olduğu için, Baba doğrudan doktora geçmişti. Anne ile Deniz jimnastik’e gitmişler, sonrasında da sinema için Bakırköy Forum’a gitmişlerdi.

Aslında Deniz’in tercihi ‘Fındık İşi 2’ydi ama Anne’nin Sinemia kartı ile bilet alımı sırasında, yanlışlıkla 3D olması gerekirken, 2D’yi seçmesi ve bu yüzden gişedeki görevlinin ‘Fındık İşi 2’ için bilet oluşturamaması sebebiyle, bir program değişikliği yaşanmıştı.

Deniz için bu durum hiç hoş değildi. Son dakikada plan değişikliklerinden hiç hoşlanmazdı. Ama yapacak bir şey de yoktu. Ya bugün sinemaya gitmeyecekler, yanda ‘Fındık İşi 2’yi yarına erteleyip, ‘Taş Devri - Firarda’ya gideceklerdi...
Bu yüzden bileti aldıktan sonra Anne, Deniz ile sakin sakin oturup durumu değerlendirmeye başladı;
- Önce 'Taş Devri - Firarda'nın film jeneriğini izlediler.
- Sonra Anne Deniz'e filmin konusunu anlattı.
- Bugünlerde sinemaya gelen tüm çocukların her iki film arasında seçim yaptığını, aslında her iki filmin de çok güzel çocuk filmleri olduğunu konuştular.
- Ertesi gün bu kez yanlış bilet almadan 'Fındık İşi 2'ye gideceklerini planladılar.
- Filmin başlamasına 5 dakika kaldığı için bu kez patlamış mısır ve çikolatalarını film öncesinde almalarını Anne önerdi.
- Deniz kabul etti.


Kalkıp, patlamış mısır ve çikolatalarını alarak, filmin gösterileceği salona geçtiler ve filmi izlemeye başladılar...


İlk başta Anne, 'Taş Devri" ile 'Bronz Devri'nin ne olduğunu, ne anlama geldiğini, oyununun kahramanlarının 'Taş Devri'nden gelmiş olmaları sebebiyle neden 'Bronz Devri'nde gördükleri hiç bir şeyi bilmediklerini Deniz'e kısaca anlattıktan sonra filmi büyük bir keyifle izlediler...
Kral Lord Nooth'a karşı kabilesini kurtarmaya kararlı olan genç mağara adamı Dug, bir futbol maçı düzenleyerek evini geri kazanmayı planlamaktaydı. Krala meydan okuyan Dug ve dostları bu sayede takım olmanın ve dostluğun önemini anlayacaklardı. Yanardağların, kayaların üzerinde maça hazırlanacaktı Dug'ın ekip arkadaşları. Kral Lord, Dug ile maçın sonucuna ilişkin girdikleri iddianın aleyhine sonuçlanabileceğini ve kaybedebileceğini değerlendirdiğinde, Dug'ın moralini bozmak için, futbol oynayan ilk insanlar Dug'ın ataları olsa bile hiçbir zaman maçı kazanamadıklarını, hep kaybettiklerini iddia edecek ve Dug ve ekibinin maça çıkmasına engel olmaya çalışacaktı. Hatta Dug maçtan çekilmeyi kabul edecekti ancak takım arkadaşları kocaman bir ördeğin sırtında son anda stadyuma inecekler  ve maçı oynayacaklardı. Maçın sonucunda ise tabii ki takım olmak ve dostluk mücadeleyi kazanacaktı. Dug'ın ekibi yeşil vadilerine yeniden geri dönebilecekti....














11 Nisan 2018 Çarşamba

Deniz’in Bilekliği...

Deniz ve sınıf arkadaşları bugün okulda adları yazılı bileklik yapmışlar...Sonra da ellerinin fotoğrafını çektirmişler...

Çocuk olmak...

Dünyaya çocuk gözüyle bakmak...

Dünyanın tüm çocuklarının ellerinin böyle buluşması dileğiyle...

Bizim Deniz...



7 Nisan 2018 Cumartesi

Bizim Köyün Şarkısı...

Anne ve Deniz bugün "Bizim Köyün Şarkısı" filmini izlemek üzere, sinemadalar...

Deniz'in "Disney Cars 3" ile başlayan sinema deneyimleri, bu kez ilk defa uzun metrajlı bir çocuk filmi ile devam ediyor...

Anne ile birlikte filmin ilk yarısında filmi oldukça komik ve eğlenceli buldular. Filmin ikini yarısında ise Anne'yi filmin içindeki bazı detaylar öylesine duygulandırdı ki gözleri hep dolu dolu izledi filmi.

Film özetle çocuklara yönelik bir film olmasına karşın, detaylarda o kadar ince düşünülmüş etkileyici unsurlar ve arkadaşlık, dostluk, fedakarlık kavramları üzerine öyle güzel mesajlar içeriyor ki, fırsatı olduğunda izleyen herkesin çok beğeneceğini düşündüler.

Ayrıca yaz tatilinde Babaanne ve Dede ile birlikte Kuşadası'ndan gezmeye gittikleri Kapıkırı Köyü'nde kale ve göl manzarası için yöneldikleri bir tepede çok güzel, bahçesi/duvarları rengarenk çiçeklerle, öğrencilerinin çizdiği resimlerle süslenmiş bir okul vardı. Okulda film çekimi yapıldığını öğrenmişler ancak hangi film olduğunu bilmiyorlardı. Tesadüfen o gün gördükleri, film çekilen o okulun "Bizim Köyün Şarkısı" filmine ev sahipliği yapan okul olması ise Deniz, Anne ve Baba için ayrıca etkileyiciydi.

Ve filmin şarkısı artık Anne ve Deniz'in en sevdiği şarkılardan birisiydi...

Tüm oyuncuların, filmde emeği geçen herkesin emeğine sağlıktı...

...
Yine yol göründü gurbete güz geldi yapraklar döküldü
Martılar göç etti turnalar süzüldü yine yol göründü gurbete
Köyüme kara kış çökse de aşıklar boynunu bükse de
Desen ki nazlı yar insafa gelse de yine yol göründü gurbete

Acı keder hep bana kardeş,bacı,ana,baba
Benim olsa bütün dünya yetmez ki
Derdimi kimlere söyleyim ben garip Barış'ım neyleyim
Anadan babadan yuvadan uzakta yine yol göründü gurbete
...

Anne ve Deniz...

Bizim Deniz...


2 Nisan 2018 Pazartesi

Diş Doktoru Korkusu

Baba’nın diş doktoruna gitmesi gerekli olunca, Anne haftasonu için randevu alacağını söylemişti. Deniz ile de birlikte gitmeyi planlıyorlardı. Deniz’in ilk diş doktoruna gidişi olacağı için ise doktor teyzenin sadece kontrol amaçlı kısacık Deniz’in dişlerine de baksa iyi olacağını düşünmüştü...

Bu konuşmadan sonra Deniz diş doktoruna birlikte gitme fikrinden vazgeçti. Hatta kendisinin dişlerine doktor teyzenin istemedikleri sürece bakmayacağını Anne’nin söylemesi bile işe yaramadı. Deniz her durumda doktor teyzenin kendi dişlerine de bakmak isteyeceğini ve bakacağını düşünüyordu.

Sonunda Anne ve Deniz’in Baba’yı arabayla bırakmasına, sonrasında Anne ve Deniz’in sinemaya gitmesine, Baba’nın muayene sonrasında Anne ve Deniz’i bulmasına karar verdiler.

Deniz’in kendini %100 koruma altına almış olduğu planı:

- Arabayla Baba’yı bırakmak olur
- Doktorlar böyle bina gibi kapalı bir yerin içindedirler değil mi?
- Dışarıda açıkta değillerdir.
- Biz Baba’yı arabayla götürürüz, sonra ayrılırız

Anne: İstersen arabayı park edip, binanın girişine kadar götürürüz Baba’yı

- Yok arabadan inmeyiz
- Baba iner

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...

24 Mart 2018 Cumartesi

Deniz'in Odası - Şimşek McQueen Evde...

Deniz'in odasının mobilyaları bugün geldi. Anne, Baba ve Deniz heyecanla mobilyaların kurulumunu izliyorlar. Fas seyahatleri öncesinde satın almış olmalarına karşın, odayı yerleştirmek uygun bir zaman gerektireceği için, üçünün de evde olacağı bu cumartesi gününü mobilyaların geleceği gün olarak seçmiş, heyecanla beklemişlerdi...

Deniz'in küçüklük karyolasını Anne ve Baba cuma akşamı söktüler. Odayı yeni mobilyaların rahat yerleştirilebileceği şekilde boşalttılar...

Sonunda Şimşek McQueen yatak olarak Deniz'in odasının ortasındaydı....

Orjinal, lisanslı Şimşek McQueen yatağını bulmak, bu yatağı seçip alınmasını istemek de tam Deniz'e göre bir durumdu. Çok sayıda kırmızı arabalı yatak görmüşler ancak Deniz orjinal, lisanslı Şimşek McQueen yatağını seçmişti. Deniz'in Şimşek McQueen sevgisinde son aşamaydı...Ama Anne ve Baba da takımı aynı şekilde çok beğenmişlerdi. Üçü birlikte bu seti alma konusunda mutabık kalmışlardı.

Güle güle, güzel günlerde kullanılsındı.

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...








Deniz'in sökülen küçüklük karyolası ve odasının yeni mobilyaları gelmeden önceki son hali. Oldukça dağınık bir oda. Yeni gardrop oldukça toparlayıcı oldu Anne, Baba ve Deniz'e göre. Her ne kadar Deniz arada Anne'ye, gardrop'u sadece arabaları için almış olduğunu, Anne'nin ise bulduğu herşeyi gardrobun içine koyduğunu söylese de, evet evet gardrop oldukça toparlayıcı olmuştu.


22 Mart 2018 Perşembe

Deniz İlk Defa Buz Pateni'nde...

Deniz bugün tüm sınıf arkadaşları ile birlikte ilk defa buz patenindeydi...İlk gün tüm dersi kenarlardan tutunarak yürüme egzersizleri yapmakla geçirmişler, arada eğitmenler tek tek çocukları piste alarak çeşitli hareketler yaptırmışlardı...

Deniz buz pistini sevmiş görünüyordu.

En azından yadırgamamış, korkmamış, tüm arkadaşları ile birlikte patenlerini ve kaskını giyinerek derse katılmıştı...

Bizim Deniz...

Buz pistinde daha nice keyifli zamanlara...






1 Mart 2018 Perşembe

İstanbul'da Yılın İlk Karı...

Bütün kış boyunca karın neden yağmadığını sorgulayan Deniz, bugün okula gitmek için evden çıktığında etrafı bembeyaz görünce şaşırmış...

"Baharın ilk günü neden kar yağdı" demiş...

"Opel Corsa ne durumdadır? Bu havada Opel Corsa çalışır mı? Onun olduğu yer otoparkta ters bir yer, oraya gidecek olsak kayar düşeriz" demiş...

Hava -3 dereceyle kışın en soğuk günü...

Deniz Anaokulu'na gidiyorken...

Bizim Deniz...