18 Ağustos 2018 Cumartesi

Pera Müzesi, İstanbul Modern'de Anthony Cragg ve İstiklal Caddesi...

Anne, Baba ve Deniz bugün Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi'ndeler...

Deniz'in Pera Müzesi'nde katıldığı atölye çalışmalarının sergisini gezecekler, sonrasında İstanbul Modern'in yeni yerini bulacaklar, devamında İstiklal Caddesi'nde zaman geçirip dönmeyi planlıyorlar.

Deniz'in dönüşte Carousel'e uğrama ve lego alma isteği gündeme gelmiş olsa da Anne sonraki haftanın oyuncağını da, bir sonraki hafta bayram tatilinde Kuşadası'nda olacakları için bugünden alabileceklerini söyleyince Deniz biraz ikna olacaktı.

Pera Müzesi'ndeki sergide "İstanbul'da Deniz Sefası" sergisinden ilhamla düzenlenen atölyelerde gerçekleştirilen çalışmalar, çocuklar için oldukça eğlenceli bir sergi ortamı oluşturularak ziyarete açılmıştı. Deniz'in katıldığı "Sarsılan İmge" sergisinden esinlenerek gerçekleştirilen "Şekerden Kule" atölyesinde katılımcı çocuklar tarafından yapılan çalışmalar ise eylül ayında ayrı bir video gösterisinde sergilenecekti...










İstanbul Modern'in Beyoğlu'ndaki geçici yerindeki ilk geçici sergide ise günümüz heykel sanatının en özgün ve yenilikçi isimlerinden Antony Cragg eserleri yer alıyordu. "İnsan Doğası"...














Sergi sonrasında Canım Cigerim'de oturacaklar ve İstiklal Caddesinde biraz daha dolaşıp eve döneceklerdi...Çok keyifli bir yaz günüydü...

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...

17 Ağustos 2018 Cuma

Deniz'in Spor Okulu'nda Kapanış Gösterisi - Madalya Töreni

Bugün Deniz'in spor okulunun kapanış etkinliği vardı. Madalya töreni yapıldı. Deniz'in artık onun için çok kıymetli bir madalyası var...


Törene bu kez Anne işyerinden gelemedi. Anneanne ve Dede izleyici olarak katıldılar.


Basketbol, Jimnastik ve Modern Dans derslerinden kısa kareografileri vardı. Anneanne ve Dede büyük bir ilgiyle töreni izlemiş, Deniz'in heyecanına ve madalya gururuna ortak olmuşlardı...


Daha nice başarılarınaydı...


Bizim Deniz...





















7 Ağustos 2018 Salı

Deniz ve Anne Başbaşa - Sicilya Dönüşü - 14.Gün...

Anne ve Deniz'in bugünkü programlarında farklı bir etkinlik vardı. Mono Seramik'de "Çocuklar için Seramik Atölyesi"...

Güne ise sabahtan oldukça komik bir olay ile başlayacaklardı... Anne sabahtan Seramik Atölye'si ile teyitleşmek için telefon ettiğinde, yanlışlıkla Seramik Atölyesi yerine Sitenin Su Tesisatçı'sı Kazım Usta'yı arayacaktı...Kazım Usta yanlışlığı Anne'ye söyleyinceye kadar Anne çoktan, "Şu saatteki Seramik Atölyesi için biletimizi aldık geliyoruz öncesinde teyitleşmek istedik" diye tüm planladığı soruları sormuş durumdaydı. Kazım Usta "İyi de sen beni yine aradın" dediğinde durumu ancak fark edecek, çok şaşıracak, telefonu kapattıktan sonra bu yanlışlığa uzun bir süre hatırladıkça gülmeden duramayacaktı...Sabah sabah Deniz'i uyandırmak için de komik bir vesile olacaktı...

Sonrasında hazırlanıp Mono Seramik Atölye'sine doğru yola çıktılar...Saat 12:00'deki atölye için 2-3 dakika geç kalarak (huylarıdır Anne ve Deniz'in 2-3 dakika daima geç kalmak) Seramik Atölyesi'ne vardılar...Günseli Hnm'ın sahibi olduğu küçük ama çok sevimli bir atölyeydi. Deniz de atölye etkinliğinin o gün için tek katılımcısıydı...

Günseli Hnm ile birlikte saksı yapımı üzerinde çalıştılar. Önce şekillendirdiler, sonra çatlaklarını giderdiler, sonra sünger ile içini pürüzsüzleştirdiler...Astar ile boyadılar, son olarak dışına şekiller çizme kısmında Deniz delikler açmayı tercih etti ve o aşamada seramiğin biraz şekli bozulmuş olsa da sonuçta Deniz'in özgün tasarımı idi...Ve çok güzeldi....

Günseli Hnm fırınlandıktan ve kuruduktan sonra seramik kaplarını almaları için Deniz ve Anne'yi aradığında gidip alacaklar...Deniz içine kaktüs de ekebilir, isterse CocoPops kabı olarak da kullanabilir...

Ama Anne fark etti, seramiği sevdi Deniz...

Ki Deniz ertesi sabah Anne ile telefonla görüşürken de seramiği sevdiğini Anne'ye söyleyecekti...

Anne de, Baba da seramiği çok seviyorlardı...












Seramik Atölyesi'nden çıkınca ise DipDip filmine gittiler. Ahtapot DipDip'in maceraları, afacanlıkları, kendisinin, dedesinin ve tüm balıkların başını belaya sokmasını, en sonunda beyaz balinayı bulup kurtulmalarını sağlamasını heyecanla izlediler...

Film öncesinde sudoku yapıyorlardı. Hiç kurşun kalemle işaret dahi koymadan, tamamen akıllarından...

Film sonrasında ise Deniz 6 yaş üzeri küçük lego setlerinden seçmeye başlamıştı. Anne mümkün olduğunda kendi kendisine seti yapmasına teşvik ediyordu. Deniz aldığı seti yapmaya çalışırken, seti yapma aşamasında esas Anne ile çok eğleniyorlardı...Hele askeri aracın namlusunun takılmaması, takılınca çıkmaması, Anne'nin çıkarmaya çalıştıkça çığlık atması tam bir eğlence olmuştu...

Yarın itibarıyla Anne de işe dönecekti, Deniz ile birlikte geçirdikleri tatil ne kadar güzel geçmişti...

Anne ve Deniz...

Bizim Deniz...





6 Ağustos 2018 Pazartesi

Deniz ve Anne Başbaşa - Sicilya Dönüşü - 13.Gün...

Deniz ve Anne bugün evde birlikte zaman geçirdiler, öğleden sonra ise bahçeye indiler...

Önce Anne'nin makrome için kullanacağı dalı zımpara yaptılar ve budadılar...Sonra bahçede Deniz bisiklete bindi...

Yaz sıcaklarında akşam üzeri sitelerinin bahçesi adeta serin bir vaha gibiydi...

Akşam Baba işten döndüğünde ise üçünün de karnı açıkmıştı...Gün boyu gerek birlikte oyun oynamaktan gerek program/plan yapmaktan mutfağa girip, akşam yemeklerini düşünecek fırsatları olmamıştı. Anne ve Deniz'in baş başa geçirdikleri günlerin Baba'ya etkisi akşam yemeklerinin planlanmaması, planlanması için Baba'nın beklenmesi olmuştu...

Anne ve Deniz...

Bizim Deniz...