21 Ağustos 2017 Pazartesi

Araba Yan Durur Mu?

Eylül'de anasınıfına başlayacak Deniz'in, yazın evde araba oyunları...

Bizim Deniz...



20 Ağustos 2017 Pazar

Bitmeyen Monopoly...

Veee Anne, Baba ve Deniz'in bitmeyen Monopoly oyunu...3 gün 3 gece sürecek şekilde başlar...Cumartesi gündüz Baba'nın uzun süreceği telkinlerine karşın başlayan oyunları, pazar günü de devam ederek hafta içi ancak biter...

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...

Cumartesi günü oyunlarının başlangıcı...



Pazar günü...

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Kırmızı Asansörde Mavi Gözlük...

Anne, Baba ve Deniz'in bu günlerde gündemlerinde "güneş gözlüğü" var...Uzun ve detaylı bir değerlendirme sürecinin sonunda Anne de Baba da güneş gözlüklerine karar verdiler ve aldılar. Peki Deniz'in ki??

Anne ve Baba bugün iş çıkışı Zorlu AVM'de bir arkadaşları ile buluşacaklardı. Bu vesileyle Anne iş çıkışı metro ile Zorlu AVM'ye geçerken, yolu üzerinde olan mağazaya uğradı ve Deniz'e çocuk gözlüğü seçeneklerine dair fotoğraflar gönderdi. Deniz de gözlüğüne karar verdi.

Kenarları mavi, kendisi cam, ince kenarlı bir gözlük beğendi...

Anne aslında yere düşebileceğini, hasar görebileceğini değerlendirerek daha dayanıklı gördüğü modellerden de öneride bulunsa da Deniz'in tercihi kenarları mavi, kendisi cam, ince kenarlı bu gözlük oldu...

Güzel günlerde kullansındı...

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...

 

Anne ve Baba'nın Eataly'de akşam kahveleri...


Anne ve Baba'nın dönüşü ile Deniz'in gözlüğünü ilk taktığı dakikalar...Anneanne ve Dede'nin apartmanında asansördeler...Kırmızı asansörde mavi gözlük...




17 Ağustos 2017 Perşembe

Deniz ve Duru...

Deniz ve Duru sek sek oynuyorlar...

Anne ile Duru'nun Anne'si ise onlara bakarak zamanı durmanın ya da onların mutlu oldukları anların hiç sonlanmamasını sağlamanın bir yolu olmasını umuyorlar...

Duru'nun ve Ailesinin yakın zamanda Diyarbakır'a taşınması söz konusu olacak...Bu yüzden onlara baktıkça, onların arkadaşlığının güzelliğini mutlulukla izlerken, birlikte geçirecekleri zamanlarının da kısıtlılığını anımsayıp hüzünleniyorlar...

Bizim Deniz...





12 Ağustos 2017 Cumartesi

Top Aşkı...

Deniz'in 1 lira vererek aldığı toplara ilgisinin ne zaman sona ereceğini Anne ve Baba merakla bekliyorlar...Evde kocaman sarı bir hafriyat kamyonunun kasası yüzlerce rengarenk küçük top ile dolmuş durumda...

Bizim Deniz...


11 Ağustos 2017 Cuma

Monopoly...

Deniz markette Monopoly türlerini incelerken...

Bu haftasonlarının planı; Anne, Baba ve Deniz'in Monopoly oynaması...

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...


10 Ağustos 2017 Perşembe

Anne ve Deniz - Tatil İstanbul'da Devam Ediyor...

Anne ve Deniz, Kuşadası dönüşü bugün evde birlikteler...Sabahtan Deniz'in oyun halısı üzerinde oyun oynayacaklar...Deniz arabalarını halının üzerine dizerek trafik oyunu oynayacak...öğleden sonra ise Carousel'e gidecekler...

Carousel'e gitmeleri öncesinde, market alışverişi için evden çıktıklarında, marketin çıkışında 1 liralık top makinasının bozuk olması nedeniyle, durduk yere Deniz'in sinirleri bozulacak, Anne'ye kızacak, Deniz'in sinirlenmesi ve Anne'ye kızması biraz büyüyünce, Anne Deniz ile hayatın anlamı ve hayatta mutlu bir insan olmanın yöntemi ile ilgili oldukça detaylı bir konuşma yapmak zorunda kalacaktı.

Şöyle ki;

Anne'nin izinde olduğu "bugün", aslında Anne ve Deniz için çok kıymetliydi.
Sınırlı ve kıymeti bilinmesi, doya doya yaşanması gereken bir gündü.
Ve "bu" günde, Deniz'in Anne'si ile birlikte güle oynaya, sohbet ede ede, keyifle markete gidip, yine güle oynaya, sohbet ede ede, keyifle marketten dönmesinden daha kıymetli birşey yoktu.
Deniz ise 1 liralık top makinası bozuk diye, Anne'ye kızmıştı....ki Anne "top alma" dememişti, 1 lirayı Deniz'e vermişti, ama top makinası Anne'nin kontrol edemeyeceği bir şekilde bozuk çıkmıştı.
Oysa hayatta mutlu olmak "nesne"lere bağlı olmamalıydı.
"Top almak" bugün mutlu olmasını ya da mutsuz olması sağlayacak birşey değildi. Hiçbir gün olmamalıydı.
Deniz'i ve Anne'yi esas mutlu eden, mutlu edecek şey, birlikte güle oynaya, sohbet ede ede, keyifle markete gidip, yine güle oynaya, sohbet ede ede, keyifle marketten dönmek olmalıydı.
Eğer böyle düşünmezse, hayatta mutluluğu nesnelere bağlarsa, Deniz mutsuz bir insan olurdu.
Anne Deniz'in mutsuz bir insan olmasını istemiyordu.
O yüzden Deniz bugün bu şekilde davranarak yanlış yaptığını bilmeli, öğrenmeliydi...

Anne ile Deniz en sonunda, bu uzun konuşmanın neticesinde, uzlaştılar, anlaştılar ve birlikte günün devamını yine keyifle geçirmeye karar vererek Carousel'e doğru yola çıktılar...

Carousel'de haftaiçi, alışveriş merkezinin çok tenha olduğu bir saatte bulunmak Anne'nin çok hoşuna gitmişti...Deniz'in de keyfi oldukça yerindeydi...

Bu arada Anne salon halılarını değiştirme konusunda çok kararlıydı. Bir ara Carousel'den çıkıp Eko Halı'nın satış mağazasına doğru yürüyeceklerdi...Eko Halı'yı Anne oldukça beğenecek ancak biraz daha değerlendirmek için zaman verecekti...

Anne ve Deniz...

Bizim Deniz...