12 Mart 2017 Pazar

Deniz ve Baba Market Yolunda...

Aslında bugün Deniz, Anne ve Baba'nın farklı bir planı vardı...Pera Müzesi'ne gideceklerdi ancak hava çok soğuk ve yağışlı olunca, bir de üstüne üstlük Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan diplomatik gerginlik, İstiklal Caddesi'nde bulunan Hollanda Konsolosluğu'nun önünde de hareketli bir ortam yaratmış olunca vazgeçtiler...

Günü evde geçirdiler...Baba ve Deniz akşam üzeri, Anne'yi evde bırakarak markete birlikte gittiler...

Deniz'in aklında Baba'ya Kinder sürpriz çikolata aldırmak var...

Markete girmeden hemen girişteki küçük dükkandan almaya niyetli...

Orada üçlü, Disney Cars paketi gördüğünü anlatıyordu Baba'ya...

Anne sadece 1 tane almaya, fazla almamaya karar vermiş, Deniz'in çikolataya düşkünlüğü sebebiyle bu kuralı bozmamaya karar vermişti...

Deniz ise Anne'nin almayacağını biliyor, ancak Baba ile alabileceklerini düşünüyordu...

Anne bir yorum yapmamıştı...

Gittiğinizde Baba ile birlikte karar verirsiniz demişti...

Deniz ve Baba sitenin çıkışına doğru yürürlerken, Anne camdan onları sevgiyle izliyordu...

Deniz ve Baba...

Bizim Deniz...




11 Mart 2017 Cumartesi

Anne ve Deniz Carousel'de...Deniz'in İstediği Yerdeler...

Cumartesi günü Deniz'in istediği yere giden Anne ve Deniz...Carousel'de ve Capacity'de Disney Cars izindeler...

Bir ara aldıkları bir Disney Cars paketinin, kutuyu açarken Capacity'de oturdukları havuzun başında, suyun zaman zaman yarattığı rüzgardan dolayı uçtuğunu, temizlik görevlilerinin kağıdı aldığını ve attığını sanacaklar...Ancak yerlerinden kalktıklarında bir de bakacaklar ki, Anne aslında paketin üzerine oturmuş olacaktı...

Arabaların adlarının üzerlerinde yazılı olduğu paket kartonları bile Deniz için oldukça önemliydi...

Bugünkü gezilerinde Disney Cars'a ilaveten bir tane de farklı model pilli Tren Thomas karakteri bulacaklardı...

Bizim Deniz...



9 Mart 2017 Perşembe

İdil'in Tacı...

İdil bugün akşam üzeri, okul çıkışında Deniz'i ziyarete gelmiş...

Anneanne'nin geleceği saate yakın gelmişler, çok kalmamışlar, Anneanne gelince ayrılmışlar...

İdil tacını unutmuş bizim evde...

Ve yanında da Deniz'in kaynana dili oyuncağı...

İdil ve Deniz...

Bizim Deniz...


5 Mart 2017 Pazar

Deniz Karaköy'de...

İstanbul Modern Sanatlar Müzesi sonrasında Deniz, Anne ve Baba; Mezbaa Restoran'daydılar...

Karaköy, Kemankeş Karamustafapaşa Mahallesi değişen çehresi ile her geçen gün daha tredy bir bölge olma yolunda ilerliyor...Deniz, Anne ve Baba da seviyorlar Karaköy'ün yeni yüzünü...

Bizim Deniz...

(Not: Mezbaa, 3 kata yayılmış bir restoran olduğu için, çevredeki çoğu restorana göre daha rahat yerleşimli. Özellikle tuvalet kullanımı vs. gibi konular küçük çocuklarla gidildiğinde, oldukça önem arz ettiği için, bu özelliği ile çocuklu ailelerin de gidebileceği bir mekan. Deniz de bu fırsatı kaçırmayacak ve Anne'nin mekanın bu imkanını test etmesi için gerekli ortamı yaratacaktı...Bu sırada, Anne ve Deniz, tuvalet keşfi için, ikinci kata çıktıklarında, bir ara, Anne'nin Deniz'in botlarının kaybolduğunu sanması, hatta restoran görevlilerine sorması, restoran görevlilerinin tabii ki olaydan tamamen habersiz olmaları, hatta çok şaşırmaları, Anne'nin de Deniz'in botlarının kaybolmuş olmasına şaşırması, bu sırada tuvaletten Anne'ye seslenen ve ayağındaki botları işaret eden Deniz, Anne'nin restoran görevlilerinden yaşanan küçük ve kısa süreli karışıklıktan dolayı kusura bakmamalarını rica etmesi...vakaası tek kelime ile günün vakaası olacaktı...)






İstanbul Modern Sanatlar Müzesi - Liman Sergisi

Deniz, Anne ve Baba bugün İstanbul Modern Sanatlar Müzesi'nde Liman Sergisi'ndeydiler...

İstanbul'un liman ile ilişkisini anlatan sergiye çok sayıda sanatçı, liman ile şehir ilişkisi temalı eserleri ile katılım sağlamışlardı...

Sergiden belleğimizde iz bırakanlardan bir seçki...

Kesinlikle görmeye değer bir sergi. Ayrıca İstanbul Modern Sanatlar Müzesi'nin, GalataPort projesi kapsamında yeniden inşa edilmek üzere, kapanacak olması sebebiyle, kapanmadan önce ev sahipliği yaptığı son sergi olması açısından da anlamlı...

Bu süreçte geçici yerinin neresi olacağını merakla beklediğimiz, yeni İstanbul Modern Binası'nın da açılışını dört gözle bekleyecekleri bir müze İstanbul Modern Sanatlar Müzesi, Anne, Baba ve Deniz için...

Atık ürünlerden yapılmış gemi ve sanatçının eserinin hikayesi:



Abidin Dino'nun eserleri:






Ara Güler'den...







Avni Arbaş'dan...



Nevin Aladağ'dan...





Hasan Deniz'den...




Ömer Uluç'tan...




Darzana...




Deniz İstanbul Modern'de - Liman Sergisi'nde...

Deniz, Anne ve Baba bugün İstanbul Modern Sanatlar Müzesi'nde Liman sergisindeydiler...

Deniz'in ve Anne'nin sergiye sanatsal katkıları...

Bizim Deniz...







1 Mart 2017 Çarşamba

Toulouse ve Albi (Fransa) - Nasıl Gidilir? Ne Yapılır? - Özet Bilgiler

Blogumuza bundan sonra her seyahatimiz için, ilk kez gidecek olanlara, hatta yabancı dil bilgisi çok az olan seyahat severlere yardımcı olabilecek özet bilgiler de ekliyor olacağım. İlk olarak, çok yakın tarihli gerçekleştirdiğimiz seyahat sonrasında, ilk kez gidecek olanlara yardımcı olabileceğini düşündüğümüz özet bilgileri belleğimizde henüz seyahatimize dair hiç bir detay kaybolmadan aktaralım...

Toulouse - Fransa


Nasıl Gidilir? 
Türk Hava Yolları'nın İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan direkt uçuşu ile 3,15 saatlik bir uçuş sonrasında ulaşmış oluyorsunuz.
Fransa için tahmin edeceğiniz üzere, Shengen vizeniz olması gerekmektedir.

Bizce En Önemli Bilgi: İlk kez gittiğiniz bir şehire ulaştığında, havalimanında/tren istasyonunda otelinize/şehir merkezine nasıl ulaşacağınıza ilişkin bilgi edinmeye çalıştığınız ilk dakikalar, bilgi edindikten sonra örneğin metroya/tramwaya/otobüse binecekseniz bilet almaya çalıştığınız ilk anlar en kaotik, en zor, en belirsiz durumlar oluyor. Bu süreci bir kez atlattıktan ve bilet alıp sizi şehir merkezine/otelinize götürecek ulaşım aracına bindikten sonra, otelinize ulaştıktan sonra artık şehrin ulaşım yöntemi, otelinizin yeri konusunda fikir sahibi olmuş, bir kez tecrübe etmiş olduğunuz için sonrasında bu boyutta bir karmaşa/bilinmezlik ile karşılaşmıyorsunuz.

Bu sebeple bizce en önemli bilgi, tüm seyahatlerinizde havalimanına/tren istasyonuna vardığınızda, mümkünse "Information Office"lerden bir şehir haritası almayı ve otelinize ulaşım için nasıl bir yöntem izleyeceğinizi, otelinizin adını, adresini veya konumunu gösteren harita üzerindeki yerini paylaşarak "Information Office"deki çalışana sormayı unutmayın. Paylaştığı şehir haritası üzerinde mümkünse otelinizi işaretlemesi çok iyi olacaktır. Ulaşım için yapacağı yönlendirmeyi ise mümkünse bir kağıda not alarak, hat numarasını vs. paylaşsın. Çünkü o anda anladığınızı düşündüğünüz ulaşım detayı, örneğin otobüsü mü tramwayı mı kullanacağınız detayı, kapıdan çıktığınızda yine ilk kez göreceğiniz bir şehir manzarası ile karşılaşacağınız için karışabiliyor. (by bus/by tram/by metro, line number/hat numarası, which stop/ineceğiniz durak, how to take ticket/nasıl bilet alabileceğiniz) mutlaka küçük bir not ile paylaşacağı bilgiler olursa oldukça kolaylık olacaktır.

Toulouse için de aynı şekilde, hemen havalimanında ulaşabileceğiniz "Information Office"deki görevliye harita üzerinde otelinizi işaretletin. Sarı ile renklendirilmiş "Eski Şehir" bölgesinde ise oteliniz, havalimanından çıkışta karşınızda göreceğiniz tramway hattı (T2 Hattı) şehir merkezine kadar, "Palais de Justice" durağına kadar ulaştırıyor. "Palais de Justice" son durağında indiğinizde, eski şehrin hemen girişinde oluyorsunuz. Devamı artık "Capitole de Toulouse", "La Fayette", "Marche de Victor Hugo"...

Toulouse'un eski şehir merkezi yürüyerek bir uçtan diğer uca, yarım saat yürüyüş mesafesinde. Biz Ibis Budget Hotel'de (şehrin tren istasyonuna ve otobüs terminaline yakın bir bölgesinde) kalmıştık. Havalimanı'ndan T2 tramway hattı ile "Palais de Justice" durağına kadar gelmiş, buradan otelimize kadar, eski şehrin içinden yürümüştük. Akşam saatinde şehre varmış olduğumuz için, doğrudan otele ulaşmadan önce, eski şehirde "L'entrecote"da da akşam yemeği yemiştik. Hem saat itibariyle, otele varıp geri çıkmamızın yaratacağı gecikmenin önüne geçmiş hem de eski şehir merkezinde ilk keşiflerimizi yaparak şehre vardığımız ilk günü kısmen şehri tanımış olarak tamamlama imkanı bulmuştuk.

Albi:

Toulouse Tren istasyonundan, yaklaşık 45 dakikada bir kalkan trenlerle dünya kültür mirası listesinde yer alan bu şehre ulaşma ve bu bölgeye gelmişken gezme fırsatınız bulunuyor. 1 saatlik bir tren yolculuğu sonrasında Albi Ville'ye varmış oluyorsunuz. "Rodez" hattı "Albi Ville" üzerinden geçiyor.

Bilet almak için öncelikle sıra numarası alırken "Today / The Other Day" şeklinde bir ayırım ile sıra numarası alıyorsunuz. Aynı gün kalkış istediğiniz takdirde "Today"/"Aynı Gün Kalkış" seçeneği ile aldığınız sıra numarası sonrasında, sıra size geldiğinde, "Today Departure - The nearest train to Albi" dediğinizde görevli yönlendirecektir.

Albi'de çok büyük bir katedral bulunuyor. Katedral önemli bir yapı şehir için. Ayrıca "Henri de Toulouse-Lautrec Müzesi" önemli bir mekan. Henri de Toulouse Lautrec, Paris-Moulen Rouge afişlerinin tasarımcısı. Müzenin koleksiyonu oldukça zengin. Tarz olarak da "Lautrec"in tarzı kendine özgü, oldukça farklı. Müzede tek sorun hiçbir surette fotoğraf çekilemiyor olması. Flaşlı/flaşsız kesinlikle fotoğraf çekemiyorsunuz. Aklınızda bulunsun.

Ayrıca müze sabahtan belirli saatlerde açık olduktan sonra öğlen arasında (12:00-14:00 arasında) kapalı ve öğleden sonra yeniden saat 14:00'de açılıyor. Bu da aklınızda bulunsun.

Şehirde katedral ile müze yanyana. Katedrali bulduğunuzda müzenin girişi hemen katedralin arka tarafında yer alıyor. Müzenin hemen arka tarafında "Jardins du Palais de la Berbie" ise büyüleyici Albi manzarası sunan terasları ile kesinlikle görülmeli.

Toulouse-Albi seyahatimize ilişkin özet bilgiler şimdilik bu kadar oldu. Anne, Baba ve Deniz'în tüm seyahat detaylarını ise ayrıca yazıyor olacağız.