29 Ekim 2014 Çarşamba
Deniz'in İlk Telefonu
Deniz'in ilk telefonu Baba'nınkinin "EŞ"i...Siyah, i-phone modeli "oyuncak" bir telefon...
Deniz gördüğünde ilk iş olarak Baba'nın telefonu ile yanyana koydu ve "EŞ" yorumu yaptı...Sonra ise kulağına tutup "Aaaa" diyordu...
Anne dedi: Deniz bundan sonra bu telefon senin, dışarı çıkarken yanına telefonunu almayı unutma olur mu. Herkes yanına telefonunu alıyor dışarı çıkarken, sen de al...
Deniz Anne'yi dikkatle dinledi ve telefonunu salon masasının üzerine, istediğinde uzanıp erişebileceği şekilde masanın köşesine güzelce yerleştirdi...
Sonra elinden hiç düşürmedi.
En çok bastığında ses çıkartan ortadaki yuvarlak düğme ilgisini çekiyordu.
Ona basıp basıp, sonra kulağına tutup "Aaaa" diyordu...
Anne sordu: Deniz telefonun ne kadar çok çalıyor senin, kim arıyor seni?...
Deniz'den gelen yanıt: "Annane" idi...
"Annane" arıyordu Deniz'i...
Akşam yemeği için "Baby Chair"a çıkarken de aldı getirdi telefonunu.
Masanın üzerine koydu.
Çalabilirdi telefonu, salonda bırakmak olmazdı tabii ki...
Saat 21.30'da Anne'nin yanıbaşında, Anne'yi koklayarak "Yeşş" bir uykuya daldığında.
Mutfak masasının üzerinde kitapları duruyordu üst üste...
Ve en üstte de Deniz'in Baba'nınkinin "Eş"i telefonu...
Ve artık...
Tüm bunları düşündükçe...
Anne ve Baba'nın yüzüne bir gülümseme gelip yerleşiyordu...
Tüm bunları düşündükçe, bir gülümseme gelip Anne ve Baba'nın yüzüne "HERZAMAN" yerleşecekti...
Deniz gördüğünde ilk iş olarak Baba'nın telefonu ile yanyana koydu ve "EŞ" yorumu yaptı...Sonra ise kulağına tutup "Aaaa" diyordu...
Anne dedi: Deniz bundan sonra bu telefon senin, dışarı çıkarken yanına telefonunu almayı unutma olur mu. Herkes yanına telefonunu alıyor dışarı çıkarken, sen de al...
Deniz Anne'yi dikkatle dinledi ve telefonunu salon masasının üzerine, istediğinde uzanıp erişebileceği şekilde masanın köşesine güzelce yerleştirdi...
Sonra elinden hiç düşürmedi.
En çok bastığında ses çıkartan ortadaki yuvarlak düğme ilgisini çekiyordu.
Ona basıp basıp, sonra kulağına tutup "Aaaa" diyordu...
Anne sordu: Deniz telefonun ne kadar çok çalıyor senin, kim arıyor seni?...
Deniz'den gelen yanıt: "Annane" idi...
"Annane" arıyordu Deniz'i...
Akşam yemeği için "Baby Chair"a çıkarken de aldı getirdi telefonunu.
Masanın üzerine koydu.
Çalabilirdi telefonu, salonda bırakmak olmazdı tabii ki...
Saat 21.30'da Anne'nin yanıbaşında, Anne'yi koklayarak "Yeşş" bir uykuya daldığında.
Mutfak masasının üzerinde kitapları duruyordu üst üste...
Ve en üstte de Deniz'in Baba'nınkinin "Eş"i telefonu...
Ve artık...
Tüm bunları düşündükçe...
Anne ve Baba'nın yüzüne bir gülümseme gelip yerleşiyordu...
Tüm bunları düşündükçe, bir gülümseme gelip Anne ve Baba'nın yüzüne "HERZAMAN" yerleşecekti...
26 Ekim 2014 Pazar
Deniz'in "Alet Seti"
Deniz'in artık evde bir de "Alet Seti" var...
Kırmızı, Turuncu, Mavi ve tabii ki "Yeşş" tornavidalar
Bir tane İngiliz Anahtarı
Bir tane Pense
Dört tane Civata
Deniz en çok ince uçlu "Yeşş" tornavidayı seviyor.
Onunla Ali Baba'nın traktörünün altını açmaya çalışıyor. Traktörü ters çeviriyor ve tornavidayı pil kapağının vidasının bulunduğu küçük deliğe yerleştiriyor. Döndürüyor...
Sonra traktürü düz döndürüyor vee düğmesine basıyor...
Ali Baba'nın traktöründen ses geliyor mu, gelmiyor mu? Ali Baba'nın traktörünü Deniz tamir edebilmiş mi, tamir edememiş mi? kontrol ediyor.
Ali Baba'nın traktöründen motor sesi gelip de "We are off to the field, its traktör time!" cümlesini duyuyorsa, "Evet, tamir ettim işte traktörü!" diye seviniyor...
Ali Baba da bu arada Deniz'i izliyor.
Deniz tamir ediyor Ali Baba'nın traktörünü...
Tamirci oldu Deniz...
Ali Baba'nın traktörünü çok güzel tamir ediyor Deniz...
Kırmızı, Turuncu, Mavi ve tabii ki "Yeşş" tornavidalar
Bir tane İngiliz Anahtarı
Bir tane Pense
Dört tane Civata
Deniz en çok ince uçlu "Yeşş" tornavidayı seviyor.
Onunla Ali Baba'nın traktörünün altını açmaya çalışıyor. Traktörü ters çeviriyor ve tornavidayı pil kapağının vidasının bulunduğu küçük deliğe yerleştiriyor. Döndürüyor...
Sonra traktürü düz döndürüyor vee düğmesine basıyor...
Ali Baba'nın traktöründen ses geliyor mu, gelmiyor mu? Ali Baba'nın traktörünü Deniz tamir edebilmiş mi, tamir edememiş mi? kontrol ediyor.
Ali Baba'nın traktöründen motor sesi gelip de "We are off to the field, its traktör time!" cümlesini duyuyorsa, "Evet, tamir ettim işte traktörü!" diye seviniyor...
Ali Baba da bu arada Deniz'i izliyor.
Deniz tamir ediyor Ali Baba'nın traktörünü...
Tamirci oldu Deniz...
Ali Baba'nın traktörünü çok güzel tamir ediyor Deniz...
25 Ekim 2014 Cumartesi
24 Ekim 2014 Cuma
23 Ekim 2014 Perşembe
"Yeşş" Yapraklar Üzerinden Mevsimler...
Dergide gördüğü "Sarı" yaprağı Anne ve Baba'ya gösteren Deniz'e....Anne'nin "Mevsimler" açıklaması...
Bu yaprağın aslında rengi "Yeşş" imiş Deniz
Sonra "Sarı" olmuş.
Dışarıda gördüğümüz "Yeşş" ağaçlardaki "Yeşş" yapraklar...
Havalar soğuduğu zaman...
"Sonbahar" geldiği zaman...
Kururlar ve sararırlar...
Sararan yapraklar yerlere dökülürler.
Aynı halı gibi her yeri kaplarlar...
"Kış" gelip, kar yağdığı zaman da her yer bembeyaz olur
Ağaçlarda hiç yaprak kalmaz
Ağaçlar da bembeyaz olur
Sonra "İlkbahar" gelince...
Güneş çıkar
Hava ısınır
Ağaçların dallarında yeniden "Yeşş", "Yeşş" yapraklar büyümeye başlar
Her yer "Yeşş", "Yeşş" olur
Sonra o "Yeşş" yaprakların arasında
Çiçekler açar
Her yer "mis" gibi kokar
Hava daha da ısınır
"Yaz" gelir
"Yeşş" ağaçlarda çiçekler "mis" gibi kokar...
Bu yaprağın aslında rengi "Yeşş" imiş Deniz
Sonra "Sarı" olmuş.
Dışarıda gördüğümüz "Yeşş" ağaçlardaki "Yeşş" yapraklar...
Havalar soğuduğu zaman...
"Sonbahar" geldiği zaman...
Kururlar ve sararırlar...
Sararan yapraklar yerlere dökülürler.
Aynı halı gibi her yeri kaplarlar...
"Kış" gelip, kar yağdığı zaman da her yer bembeyaz olur
Ağaçlarda hiç yaprak kalmaz
Ağaçlar da bembeyaz olur
Sonra "İlkbahar" gelince...
Güneş çıkar
Hava ısınır
Ağaçların dallarında yeniden "Yeşş", "Yeşş" yapraklar büyümeye başlar
Her yer "Yeşş", "Yeşş" olur
Sonra o "Yeşş" yaprakların arasında
Çiçekler açar
Her yer "mis" gibi kokar
Hava daha da ısınır
"Yaz" gelir
"Yeşş" ağaçlarda çiçekler "mis" gibi kokar...
22 Ekim 2014 Çarşamba
Yüzünü Dökme Küçük Kız...
Yüzünü dökme küçük kız
Bırak üzülmeyi Bir tek sen misin bir düşün Unutan sevilmeyi Her siyahın bir beyazı Gecelerin gündüzü de vardır Yüzünü dökme küçük kız Kızma onlara Yalnız sen misin bir düşün Zincir oranda buranda Her tutsağın bir kaçışı Uykunun uyanışı da vardır Yüzünü dökme küçük kız Yaşamın anlamını bul Sonra dinle kendini Yolunu bil Her siyahın bir beyazı Gecelerin gündüzü de vardır |
| |
Bülent Ortaçgil
|
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)