12 Eylül 2015 Cumartesi

Halil Cibran - Ermiş'den...

çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
onlar kendi yolunu izleyen hayat'ın oğulları ve kızları.
sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler.
ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
çünkü ruhlar yarındadır.
siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
çünkü hayat geriye dönmez, dünle bir alışverişi yoktur.
siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
okçunun önünde kıvançla eğilin
çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.



10 Eylül 2015 Perşembe

SİD Bilim Çocuk


Deniz'in bu aralar en çok sevdiği çizgi film... SİD Bilim Çocuk...
 
Hey SİD!! ne soruyorsun? Ne öğrenmek istiyorsun?
 
Her gün SİD'in öğrenmek istediği bi konu oluyor, her gün okulda arkadaşları ile bu konu üzerinde araştırma yapıyorlar.
Burnumuz kokuları nasıl alır?
Kulaklarımız sesleri nasıl duyar?
Yediklerimizin farklı farklı yiyecekler olduğunu dilimiz nasıl ayırd ediyor?
Neden dişlerimizi sürekli fırçalamamız gerekiyor? Üç gün önce
fırçalamış olduğumuz dişlerimizi bugün yeniden neden fırçalamalıyız? 
.....
Hey SİD! Ne soruyorsun? Ne öğrenmek istiyorsun?
 
SİD: Herşeyi öğrenmek isteyen bir çocuk var, onu tanıyor musunuz?
Arkadaşları (Hepbirlikte) : O SENSİN!!!
 


5 Eylül 2015 Cumartesi

Evde Kutu Yapıyoruz...

Deniz ile Anne'nin bugünkü uğraşısı geçtiğimiz günlerde markette okul malzemeleri arasında denk geldikleri oluklu kartonlardan kutu yapmaktı...

Bir tane mor bir tane de yeşil oluklu karton almışlardı.
Hatta Deniz hemen aldıkları akşam Baba'nın her iki kartonun da kenarından iki sıra kesmesini istemişti. Kesilenler Deniz'in olacaktı, Deniz onları model arabalarının bagajları için çubuk olarak kullanacaktı. Kalan kartonlar annenin olacaktı, anne onlardan kutu yapacaktı.

Baba ile birlikte hem mor hem de yeşil kartonun yan tarafından incecik iki sıra kesmişlerdi.

Bugün ise öğlen yemeğinden sonra anne ile Deniz, mor kartondan kutu yaptılar.
Kolay oldu diyemeyecekler.
Çünkü yaparken beklemedikleri durumlarla da karşılaştılar.
Öncelikle evde cetvelleri yoktu.
Bir dosya yardımı ile çizim, bir kurdele yardımı ile de ölçüm yaptılar.
Evdeki mevcut bir karton kutuyu örnek aldılar.
Oluklu karton rulo şeklinde sarılı beklemiş olunca yuvarlanmak üzere şekil almıştı, onu sermek ve üzerinde çalışmak biraz zor oluyordu.
Zar şeklinde bir çizim ve yan yüzlerin kenarına yapıştırma için ek kulakçıklar yaparak kutuyu tasarladılar.
Planladılar ancak kulakçıkları ilk yapıştırma denemelerinde akışkan olmayan yapıştırıcı ile oluklu karton yapışmadı.
Dış taraftan yan yüzleri bant ile sabitlemeye karar verdiler.
Sonra iç taraftan bu kez sıvı/akışkan bir yapıştırıcı ile kulakçıkları yan yüzlere yapıştırdılar.
Bu sırada yan yüzlerin kısa geldiği fark ettiler.
Deniz sıvı/akışkan yapıştırıcının kapağını açıp kapamayı oyun haline getirdi.
Sonra iki yapıştırıcıyı da elinde tutup anneye gerekli olduğunda kapağını açıp dökmeden/etrafa sürmeden dikkatli bir şekilde vermeye ikna oldu.
Kutuyu tamamladılar.
Yan yüzlerin boylarının kutuya uygun olması için, yan yüzlere yama hazırladılar.
Yan yüzlerin yamalarını bant ile yapıştırdılar.
Mor kutunun yapımı nihayet BİTTİ!

Deniz üzerine bir sürü bir sürü sticker yapıştırabilir...

Bir sonraki geniş zamanlarında darısı, yeşil kutu olmak üzere yeşil oluklu kartonun başına....

Evde Leblebi Yapıyoruz...

Deniz ile Anne sabah erkenden kalktılar ( Ya da Deniz uyandı, Anne'yi de kaldırdı da diyebiliriz :))

Anne gün içinde kış hazırlıkları yapacak, kışlık domates hazırlayacak olduğu için, dolaptaki kavanozları incelemeye başladılar. Bu sırada Deniz nohutları görüp bunların ne olduğunu sordu. Anne de onların nohut olduğunu, ama nohutların da kavrulduktan sonra leblebiye dönüştüğünü anlattı...

Ve akıllarına bir fikir geldi.
Nohuttan leblebi yapabilirler miydi?
Baba'ya bir sorsalar olurdu.
Baba'ya sordular.
Baba "Olmaz, ama onun özel makinelerde kavrulması gerekir" demiş olsa da...
Anne ile Deniz deneyeceklerdi.
Suda bekletmeden normal tencerede bu nohutları iyice haşlasalar,
Sonra tavada kavursalar,
Olur muydu?
Olabilirdi.

Yıkayıp güzelce haşladı anne nohutları
Ve sonra biraz tuzlayıp, tavada kavurdu.
Fena olmadı aslında sonuç.
Evde leblebi yapmışlardı...
Denizce ve Annece "Leblebi"
....

Not: Leblebileri bir gün önceden ıslatıp, sonra haşladıktan sonra, fırınlamak daha doğru bir yöntem olabilirmiş. Bir sonraki denemelerinde Anne ve Deniz bu yöntemi uygulayacaklar....


4 Eylül 2015 Cuma

Model Arabaların Lastikleri...Mutabakat Çalışmaları...

Deniz'in en sık uğraşlarından birisi model arabalarının lastiklerini çıkarmak...
Tüm model arabaların lastikleri derler ya "kaş ile göz arasında" Deniz tarafından pıt pıt pıt çıkartılır ve öylece ortada bırakılır...

Bu akşam Baba ile mutfakta model arabaların lastiklerinin mutabakatını yapmaya çalışıyorlardı...
3 adet model arabanın üçünün de tüm lastikleri çıkmış durumda idi.
Kırmızı Volkswagen
Mor Volkswagen
Sarı Ferrari

Ama yerde 8 adet lastik vardı...

Baba: Deniz gel bu arabaların lastiklerini takalım, kaybolacaklar yoksa
Deniz: Kaybolmazlaaarrrrrr....
Baba: Ama sen bunları çıkartıp bırakıyorsun, sonra bulmak çok zor oluyor, lastiği eksik olan arabaların sayısı giderek artmakta söyleyeyim, bari bu büyük üç arabanın lastikleri kaybolmasın...
Deniz: Niye kaybolmasın...
Baba: Hatta bak bu arabaların üçünün de tüm lastikleri çıkmış, 12 adet lastik olması lazım, burada 8 adet var, bir araba zaten lastiksiz kalacak, maalesef ki durum böyle...
Anne: Deniz hatırlıyor musun bu arabaların lastiklerini nerede çıkarmıştın?
Deniz: Halının üzerinde, orada...
Anne: Bugün Sevdoş ile birlikte Sevdoş'un evine gittiğinizde, orada çıkarmış ve unutmuş olabilir misin?
Deniz: Hayır, orada çıkarmadım, burada çıkardım, orada kalmış olamaz.
Anne: O zaman olsun, madem öyle, eksik lastiklerimizi tespit edelim, biz bir ara, eksik lastikler için büyük araba tamirhanesine gitsek de bizim küçük araba lastiklerine ihtiyacımız var, elinizde küçük arabalar için de lastik var mı diye sorsak, belki eksik lastiklerimizi bu şekilde tamamlama imkanımız olur....Sence tamirci amcanın elinde küçük araba lastikleri de var mıdır Deniz?
Deniz: YOKtur...

....

Kum Boyama - Araba'daki Ayıcık

Anne ve Deniz'in ilk kum boyama tecrübeleri...Yaparken oldukça eğlendiler. Sonucu da bir o kadar güzel oldu...

Tabi şimdilik Anne ile Deniz birlikte tutarak boşaltıyorlar kumları resmin üzerine...Ama 2,5 yaş ve sonrasındaki çocuklar için büyüklerin eşliği ile birlikte yapılabilecek çok eğlenceli ve renkli bir aktivite...


29 Ağustos 2015 Cumartesi

Deniz Kadıköy'de - Moda'da...

Deniz ve kırmızı araba bugün Kadıköy'de ve sonrasında Moda'da...

Anne, Baba ve Deniz Kadıköy'deler, sahilden gezerek Bahariye Caddesine doğru çıkıyorlar... Sonrasında Moda tarafına da yürüyecekler...Deniz Anne'ye baykuşlu bez çanta beğenecek...Moda'da yol üzerinde denk geldiği bütün ışıklı arabalara binecek...Bir markette Anne kutu seçeneklerine bakarken, "Anne buna bir bakar mısın? Anne buna bir bakar mısın?" diyerek önce üstü kelebekli, pembe ama boş bir defteri anneye gösterecek sonra onun sayfalarının boş olduğunu anneden öğrendikten sonra, aynı raftan bu kez kendisine boyama kitabı bulup alacak...Ama marketteki ablaların kendisine biraz fazla ilgi göstermesinden biraz rahatsız olacak...Anne sonunda Deniz'in kendini rahat hissetmesi için "fazla müdahale etmeyin, üzerine bu şekilde gitmeyin, lütfen" şeklinde "azıcık" müdahale etmek durumunda kalacak...