21 Nisan 2018 Cumartesi

Zamanda Kıvrılma - A Wrinkle in Time

Anne ve Deniz'in bugünkü film tercihleri...

Babaları ortadan kaybolan çocukların, babalarını bulmak üzere maceraları...

Konu heyecanlı ve aksiyonlu görününce Deniz'in tartışmasız film seçimi bu yönde oldu. Biraz Deniz'in yaşının  üstünde bir film olmasına karşın, büyük bir ilgiyle izleyecekti. Bu filmin konusu ilgisini çekince gösterime yeni giren "Maşa ile Koca Ayı" filmine hiç yönelmemişti.

Görsel olarak da etkileyici bir Disney filmi olan "Zamanda Kıvrılma" Anne için de ilgi çekici olacaktı...Baba ise onları film boyunca, zamanını kitap okuyarak değerlendirerek dışarıda bekleyecekti...

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...


  



18 Nisan 2018 Çarşamba

Balıklar Sinirli Olur...

Bugün okul çıkışında, piknik dönüşü serviste uyuya kaldığı ve inmeleri gerektiğinde uyandırıldığı için küçük çaplı bir sinir harbi yaşayan Deniz ile Anne'nin, ortalık sakinleştikten, eve dönüp üzerlerini değiştirip, bu kez akşam üzeri gezmesine çıkarlarken ki dialogları:

Anne: Bence bazen bazı konulara çok sinirleniyorsun, bu kadar sinirli bir insan olmak iyi bir şey değil, bu huyundan aslında vazgeçsen çok güzel olur.
Deniz: Evet ben bazen sinirli bir çocuğum.
Anne: Şöyle hayal edebilirsin. Tüm sinirlerini bir torbanın içine koy, ağzını bağla ve denize at. Bırak gitsin torbanın içinde seni sinirlendiren şeyler...
Deniz: İlginç bir fikir.
Anne: Aynen böyle yap bence. Hepsini bir torbanın içine koy ve denize at. Balıklar yesin o torbanın içindekileri. Tüm sinirlenmelerin kaybolsun böylece.
Deniz: Balıklar mı yesin? Ama o zaman balıklar sinirli olur?
........
Anne: Balıkların her biri minicik bir parçasını yiyecekleri için, onları senin kadar sinirli yapmaz yedikleri bence. Sen en iyisi böyle düşün.

Anne ve Deniz...

Bizim Deniz...

Anne'li Piknik...

Deniz ve Anne bugün Deniz'in sınıf arkadaşları ile birlikte Anne'li Piknik'te...Emirgan Korusu'ndalar...Anne patatesli kıymalı börek aldı yanına. Ve termosta çay. Ve piknik örtüsü...
Deniz'in arkadaşlarının Anneleri de, her biri ayrı bir yiyecek hazırladılar... Birkaç hafta öncesinden planladılar, görev paylaşımı yaptılar...

Bugün saat 09:00'da servislerin tekerleği dönecekti. Bu yüzden Anne saat 06:00'da kalktı, Deniz'i de 07:30'da, her zamankinden yarım saat erken uyandırdı...

Saat 08:55'de okuldaydılar...

09:30'da her üç Anasınıfı'nı da taşıyan toplam 5 adet servis Emirgan'a doğru çıktı yola....

Anne ve Deniz...

Bizim Deniz...














15 Nisan 2018 Pazar

Fındık İşi 2...

Haftasonunun ikinci gününde, Anne ve Deniz, ta dünden planladıkları filme gidiyorlardı..."Fındık İşi 2"...


Fındık dükkanında yaşayan sincap Surly ve arkadaşlarının, dükkanda çıkan bir kaza sonucunda evsiz kalması ile parka geri dönmeleri, doğadaki yeni hayatlarına alışmaya çalışırken, insanlar tarafından parkın lunapark haline getirilmesinin planlanması, şehrin bencilce kendisini düşünen Belediye Başkanı'nın lunapark inşaatını ısrarla savunması, bu sırada Surly ve arkadaşlarının evlerini kurtarmak için cesaret dolu mücadeleleri...En sonunda şehir fare çetesinin de aralarına katılması ile Belediye Başkanı'nın planlarının boşa çıkmasını sağlamaları...Dostluk, güven, dayanışma içeren sıcacık bir filmdi "Fındık İşi 2"...


Anne ve Deniz yine çok keyifle izlediler...


Deniz çoğunlukla 3D gözlüğünden sıkılıp, gözlüksüz izlese de, bu yüzden ekranda derinlik veren alanları bulanık görmüş olsa da, durumundan gayet memnundu.


Anne'nin de ilk 3D filmi idi. 3D gözlük ile filmin derinlik algısı gerçekten güzeldi...














14 Nisan 2018 Cumartesi

Maşa ile Koca Ayı'yı Beklemek...

Deniz ve Anne, "Taş Devri - Firarda" sonrasında "Maşa ile Koca Ayı"ya denk geldiler...


Deniz kararlı bir şekilde gelmelerini bekledi ve geldiklerinde ikisinin ortasında geçip uzun bir süre durdu. İlk önce hiç balon istememesine rağmen, sonrasında Anne'nin verdiği beyaz balonu eline alıp kah indirdi, kah kaldırıp yüzünü kapattı.


Anne ve Deniz...


Bizim Deniz...







Taş Devri - Firarda...

Anne ve Deniz’in bugünkü sinema programlarında ‘Taş Devri - Firarda’ vardı...

Jimnastik sonrasında gittiler. Baba’nın diş doktoru randevusu olduğu için, Baba doğrudan doktora geçmişti. Anne ile Deniz jimnastik’e gitmişler, sonrasında da sinema için Bakırköy Forum’a gitmişlerdi.

Aslında Deniz’in tercihi ‘Fındık İşi 2’ydi ama Anne’nin Sinemia kartı ile bilet alımı sırasında, yanlışlıkla 3D olması gerekirken, 2D’yi seçmesi ve bu yüzden gişedeki görevlinin ‘Fındık İşi 2’ için bilet oluşturamaması sebebiyle, bir program değişikliği yaşanmıştı.

Deniz için bu durum hiç hoş değildi. Son dakikada plan değişikliklerinden hiç hoşlanmazdı. Ama yapacak bir şey de yoktu. Ya bugün sinemaya gitmeyecekler, yanda ‘Fındık İşi 2’yi yarına erteleyip, ‘Taş Devri - Firarda’ya gideceklerdi...
Bu yüzden bileti aldıktan sonra Anne, Deniz ile sakin sakin oturup durumu değerlendirmeye başladı;
- Önce 'Taş Devri - Firarda'nın film jeneriğini izlediler.
- Sonra Anne Deniz'e filmin konusunu anlattı.
- Bugünlerde sinemaya gelen tüm çocukların her iki film arasında seçim yaptığını, aslında her iki filmin de çok güzel çocuk filmleri olduğunu konuştular.
- Ertesi gün bu kez yanlış bilet almadan 'Fındık İşi 2'ye gideceklerini planladılar.
- Filmin başlamasına 5 dakika kaldığı için bu kez patlamış mısır ve çikolatalarını film öncesinde almalarını Anne önerdi.
- Deniz kabul etti.


Kalkıp, patlamış mısır ve çikolatalarını alarak, filmin gösterileceği salona geçtiler ve filmi izlemeye başladılar...


İlk başta Anne, 'Taş Devri" ile 'Bronz Devri'nin ne olduğunu, ne anlama geldiğini, oyununun kahramanlarının 'Taş Devri'nden gelmiş olmaları sebebiyle neden 'Bronz Devri'nde gördükleri hiç bir şeyi bilmediklerini Deniz'e kısaca anlattıktan sonra filmi büyük bir keyifle izlediler...
Kral Lord Nooth'a karşı kabilesini kurtarmaya kararlı olan genç mağara adamı Dug, bir futbol maçı düzenleyerek evini geri kazanmayı planlamaktaydı. Krala meydan okuyan Dug ve dostları bu sayede takım olmanın ve dostluğun önemini anlayacaklardı. Yanardağların, kayaların üzerinde maça hazırlanacaktı Dug'ın ekip arkadaşları. Kral Lord, Dug ile maçın sonucuna ilişkin girdikleri iddianın aleyhine sonuçlanabileceğini ve kaybedebileceğini değerlendirdiğinde, Dug'ın moralini bozmak için, futbol oynayan ilk insanlar Dug'ın ataları olsa bile hiçbir zaman maçı kazanamadıklarını, hep kaybettiklerini iddia edecek ve Dug ve ekibinin maça çıkmasına engel olmaya çalışacaktı. Hatta Dug maçtan çekilmeyi kabul edecekti ancak takım arkadaşları kocaman bir ördeğin sırtında son anda stadyuma inecekler  ve maçı oynayacaklardı. Maçın sonucunda ise tabii ki takım olmak ve dostluk mücadeleyi kazanacaktı. Dug'ın ekibi yeşil vadilerine yeniden geri dönebilecekti....














11 Nisan 2018 Çarşamba

Deniz’in Bilekliği...

Deniz ve sınıf arkadaşları bugün okulda adları yazılı bileklik yapmışlar...Sonra da ellerinin fotoğrafını çektirmişler...

Çocuk olmak...

Dünyaya çocuk gözüyle bakmak...

Dünyanın tüm çocuklarının ellerinin böyle buluşması dileğiyle...

Bizim Deniz...