26 Haziran 2017 Pazartesi

Deniz Plovdiv'de - 2.Gün - Brestovitza Village...

Anne, Baba ve Deniz'in Plovdiv'deki 2.günlerinde programlarında "Brestovitza Village"e gidip gelmek olacaktı...

Ama öncesinde, otellerinde çok güzel bir kahvaltı sonrasında Baba ve Deniz bir süre, otelin klasik mobilyalarla döşenmiş, harika bir atmosferi bulunan, odalarının hemen önündeki holde, Baba ve Deniz tavla oynayacaklardı. Hem kız tavlası, hem yemeli tavlayı Baba, Deniz'e öğretecekti...








Sonrasında Kabana'yı gezerek eski şehirin içinden geçtikleri sırada Kabana'da, Anne, "Lost In Plovdiv" mağazasını keşfedecek ve aradığı "Lost In Plovdiv" çantasını bulacaktı...






Eski şehri çıkmadan buldukları bir 1€'luk mağazada ise Deniz, "Disney Cars" Puzzle'ı bulacaktı...
Onun için günün en büyük sürprizi idi...



"Brestovitza Village"e giden otobüsler için terminale doğru yürüdüklerinde ise, Plovdiv'de iki ayrı otobüs terminali bulunduğu ve ilk etapta binecekleri otobüsün "Rudopi İstasyonu"ndan kaktığını düşünmüş oldukları için, köprüleri aşarak, Deniz'in arabasını merdivenlerden çıkartıp indirerek "Rudopi İstasyonu"na ulaşacaklar, aslında otobüsün şehir merkezine yakın, ilk gelişlerinde de indikleri "South Station"dan kalktığını öğrenince ise geri dönmek zorunda kalacaklardı. Neyseki aslında bir alt geçit ile her iki istasyonunun birbirine bağlanıyor olduğunu, bu aşamada, biraz geç olsa da öğrenecekler, yine de aynı meşakkatli yoldan dönmek zorunda kalmadıkları için sevineceklerdi...

"South Station"a vardıklarında ise Anne, sabahtan beri Alfredo Pasticeria'nın tatlılarının gözünün önünden geçiyor olması sebebiyle, otobüsün kalkmasına bir miktar süre olduğu için, Baba ve Deniz'i bir cafe-restorana götürecek, orada çilekli homemade cake siparişi vererek, tatlısına kısmen kavuşacaktı...



Brestovitza Village'e otobüs ile 20 dakikalık bir yolculuk ile ulaşacaklardı. Ancak köyde gezmek istedikleri "WineYard"lar biraz dağınık konumlanmış olunca, hemen şehir merkezinde yolu danıştıkları, kendilerine ulaşım konusunda yardımcı olabileceğini belirten genç abi'nin arabasını kiralayacaklardı. Abi zaten "WineYard"lardan birisinde çalışmakta olduğu için, gezileri sırasında her aşamada Anne, Baba ve Deniz'e eşlik edecekti...

Gezmek istedikleri yerlerden birisi kapalı olunca, toplamda iki wineyard'ı görme fırsatları olacaktı...
Villa Vinifera'da ise üretim sürecini de görme fırsatları olacaktı...








Dönüş otobüslerini beklerken hemen yan taraftaki çocuk parkı ise Deniz için eğlenceli olacaktı...


Tsar Simeon's Garden...gidiş yolunda olduğu gibi, Plovdiv'e dönüşlerinde de otobüs terminali ile şehir merkezi arasındaki güzergahlarında olacaktı...

Deniz'in çok hoşuna giden, giderken dönüşte, akşam serinliğinde uğrama planlaması yaptıkları kocaman bir çocuk parkı vardı... Anne ve Baba için de yemyeşil ortam dinlendiriciydi...


Ve tabii ki akşam yemeğinde Happy Bar&Grill'de olacaklar, devamında ise Alfredo Pasticeria uğrak noktaları olacaktı...

Anne ve Deniz...gözlerine kestirdikleri çikolatalı pasta şeklindeki dondurmalı pastaya kavuşacaklar, Baba daha masaya oturmadan sipariş verip yemeye başlayacaklardı... Baba ise çeşit çeşit dondurmalar arasından tercihini kullanacaktı. Ancak Anne ve Deniz'in tercihi gerçekten çok özeldi...

Anne, Baba ve Deniz...

Bizim Deniz...







Deniz'in bugün aldığı puzzle'ı...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder